Yükleniyor...
Yazarlar :     Başlık :
Makaleler / Namık Kemal Kurt Yrd.Doç.Dr.-Maltepe Ünv.Tıp.Fak.Etik.Böl.Bşk
Zara Balı ve Festivali
Son yıllarda Zara’mızda hem bir sosyal etkinlik; hem de ekonomik bir olgu olarak ortaya çıkan Zara Balı ve Festivali, memleketimizin hem tanıtımı, hem üretkenliği açısından Zara insanına gerçekten yakışan bal gibi bir olaydır. 1998’de başlayan bu etkinlik tüm Zara’lılar tarafından benimsenmiştir. Gerek kaymakamlık, gerek belediyemiz, gerek sivil toplum kuruluşlarımız olan vakıflarımız ve derneklerimizin katılımıyla görkemli bir şekilde kutlanmaktadır. Zara ve sıla hasreti çeken hemşerilerimiz için bir buluşma tanışma kaynaşma ve tazelenme günü olarak hayatımıza girmiş – oturmuş, geleneksel hale gelmiştir. Zara balı tescilenmiş tüm ülkemizde kıymetli bir bal olarak değerini ortaya koymuştur. Çünkü Zara Balı; Zara Coğrafyası’nın, bitki örtüsünün; çiçeğinin, ağacının, havasının, suyunun bir özüdür. Ayrıca Zara insanının yüksek ahlakının bir sonucu olarak katkısızdır. Şekerlenmez. Şekerleniyorsa zaten Zara Balı değildir. Zara Balı İsmini Nasıl Aldı? Benim Bildiğim kadarıyla bu işin öncülüğünü yapan Öğretmen Murtaza Üstündağ. Öğretmen Murtaza’nın ürettiği balları İstanbul Mısır Çarşısı’nda bir markete vermesiyle; Zara Balı Efsanesi başlar. Zara Balı o güne kadar sıradan bir baldır. Market Sahibi önce pek önemsemez ama bir gün, tesadüf iki yıllık bir balın köşede unutulmuş olduğunu görür. İşin ilginç yanı ise iki yıllık bu balda hiçbir bozulma - şekerlenme olmamıştır. Bu balı kimden aldığını bilen market sahibinin Öğretmen Murtaza’dan bal talebi artmıştır. Nasıl ki; anzer balı dünyaca ünlü bir marka ise, Zara Balı da ülkemizde adından söz ettirmeye başlamıştır. Zaramızda eskiden, köylerimizde kasabalarımızda biraz varlıklı ailelerde ‘arılık’ adı verilen bir dam bulunurdu. Örme sepetlerLe kabaca yapılan tahta kovanlarda, pekte bilimsel olmayan metodlarla bal üretilirdi. Arının oğul vermesi ayrı bir heyecandı. Çünkü bu yeni bir kovan demekti. O zamanlar bal bir ticaret aracı sayılmazdı. Aziz misafirler için evlerde saklanan sofralara koyulan bir olaydı. Bir de balın yanına kaymak konabilirse, o sofranın eksiği yoktu. Herkes bu sofrayı kolay kuramaz ve herkes de o sofraya kurulamazdı. Zara insanının eşsiz misafirperverliği bu ballarla taçlanırdı. O zamanlar festivallik bir durum yoktu. 1960’larda Öğretmen Murtaza Üstündağ bu olayın öncülüğünü yaptı. Modern manada arıcılığı Zara’da o başlattı ve iyi bir örnek oluşturdu. Zara balının ünü süratle yayıldı ve bir ekmek kapısına dönüştü. O güne kadar tarım ve hayvancılığın yanında bir geçim kaynağı olmayan Zara’mızda yeni bir ekonomik kaynak oluştu. Üçüncü iş alanı ortaya çıktı. Sonuçta adına Zara’mızda festivaller düzenlenmeye başlandı. Sayın Murtaza Öğretmenimiz ayrıca çok iyi bir öğretmendi. Asıl işini asla ihmal etmedi. Altında bir motorsikleti vardı. Zamanla yarışıyordu. Sonra benzerleri çoğaldı hepsi muaffak oldular. Zara Bal Festivali’nin Adı: ‘Zara Murtaza Öğretmen Bal Festivali’ Olmalıdır 2000’li yıllarda bende bal festivaline katılmıştım. O gün hem çok mutlu olmuştum, hem de çok üzülmüştüm! Festival etkinlikleri için üretilen ballar ve üreticileri yarışıyordu. Yarışmacılar kuyruktaydı. O kuyrukta o günlerde 70 yaşlarında olan değerli büyüğümüz, hocamız Murtaza Öğretmen de elinde çerçevesiyle yarış kuyruğundaydı. İşte üzüntüm burada başladı. Murtaza Hocam yarış kuyruğunda olmamalıydı. Onun yeri protokolde en başta olmalıydı. Bu olayın esas kahramanı o idi. O bu işin önderiydi. Bu onun eseriydi. Zara’nın kadir şinas insanları ve bu yazıyı okuyanlarla bu duygularımı paylaşmak istiyorum. O gün buna benzer bir yazı yazdım yayınlamadık. Bekledim 12 yıl bekledim. Farkedilmesi gerektiğine inandığım için bu yazıyı kaleme aldım. Kendi insanını yüceltmeyenler onun hakkını vermeyenler vebal altında kalırlar. “Şeyh uçmaz müritleri uçurur” sözü boşuna değildir. İsimler tarihe böyle malolur. Sen bilmezsen kim bilecektir. Bu festivalin adı Zara, Murtaza Öğretmen Bal Festivali olmalıdır. Murtaza Hocamın bunlar aklından bile geçmemiştir. Geçseydi kuyrukta ne işi vardı. Ama benim aklımdan hiç çıkmıyor ve bende bir Zara’lı olarak iç içe gönül bağım olan dostlarıma, kardeşlerime sesleniyorum. Gelin hep beraber bu işe bir el atalım; Zara Bal Festivalinin adını: Zara Murtaza Öğretmen Bal Festivali olması için çaba gösterelim. Milletimiz bu hakkı teslim etmekten huzur duyacaktır. Sayın Hocamız tahtına oturacaktır. Saygılarımla… Not: “Dede korkut masallarında her yiğit yaptığı bir kahramanlıktan sonra isim alır” bu bir töredir…
Yazar Adı : Namık Kemal Kurt Yrd.Doç.Dr.-Maltepe Ünv.Tıp.Fak.Etik.Böl.Bşk
Eklenme Tarihi : 1312299326
Bu makale 2611 kişi tarafından okundu.
Bu Makaleye Yapılan Yorumlar
Bu Makaleye Ait Kayıtlı Yorum Bulunamadı.
Bu Makaleye Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Güncel Ekonomi Haberleri