Yükleniyor...
Yazarlar :     Başlık :
Makaleler / İsmail Hakkı Acar
Zara'yı Tanımak ve Tanıtmak

 Kültür, insan toplumuna has bilgi, inanç ve davranışlar bütünü olduğu gibi bir milletin devamını sağlayan en önemli etkendir. Milletler kültürünün zenginliği oranında tarih sahnesinde var olurlar. Milletimizin tarih sahnesinde hep aktif rol almasının en büyük sebebi, kültürümüzün zenginliğidir. 

Toplum hayatında bilimsel kurallardan çok, kültürün yani geleneklerin, göreneklerin, ahlâkın ve inançların daha etkili olduğu bir gerçektir. Bu yüzden topluma ait olan özellikler tespit edilmedikçe toplumu düzenlemek ve yönlendirmek mümkün değildir. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gelenekler, tarihini kesinlikle tespit edemediğimiz dönemlerden kalmadır ve neden, niçin, nasıl gibi sorular sorulmaksızın babadan oğula aktarılmaktadır. Büyüklerimizin inançları, giyim kuşamları gençlere gülünç gelebilir. Elbette geçmişin şartları günümüz teknolojik çağıyla aynı değil ancak, genç kuşakların kendinden önceki nesilleri anlaması önemlidir. Onların ne düşünüp nasıl yaşadıkları, neler hissettikleri, nelere ağlayıp nelere güldükleri bilinirse, geçmişin tecrübelerinden yararlanmak mümkündür. Çünkü, bir toplumun değerlerini yansıtan kıyafetleriyle halı, kilim ve çorap gibi ürünlerdir. İlmek ilmek dokunan o çoraplar, halılar, kilimler; hüzünlerden özlemlere, sevinçlerden kırgınlıklara uzanan ve söz ile ifade edilemeyen duyguları anlatmaktadır. Bunlar ilk bakışta bir renk cümbüşü gibi görülebilir ama her birinin bir hikâyesi, bir anlamı vardır. Önemli olan onu görebilmektir. Bu çorap, halı veya kilimi dokuyan kadının yazdığı mektubu okuyabilmektir. 

 

 

“İnsanlar kırmızı güllerin peşinde koşarken, ayakları altında ezilen papatyaların farkına varmazlar” Bazen biz de, içinde yaşadığımız toplumun değerlerinden haberimiz yokmuş gibi davranırız. Halbuki, “İnsanların en mutluları, her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, değerlerine sahip çıkanlardır.” Ben de bu düşünceden hareket ederek çevremin sahip olduğu değerleri, yıllardır gençlere aktarmaya çalışıyorum. 1970 yılında başlayan bu çalışmalarımda tek amacım, “ZARA’YI TANITMAK, ZARA VE ÇEVRESİ KÜLTÜRÜNÜ GENÇLERE ÖĞRETMEK DOLAYISİYLE GELENEĞİ GELECEĞE TAŞIMAK” olmuştur. Bu konuda da, yanımda hep iyi niyetli, gayretli ve çalışkan gençler gördüm.  Bu çalışmalardan ben de bu gençler de hiçbir maddî çıkar gözetmedik. Hatta, “Zara’nın Kültürüne Katkılarından Dolayı” diye birilerine plaket verilirken biz kendi işimize bakıyor ve Zara’yı tanıtmak için yeni bir takım çalışmalarda bulunuyorduk. TRT’nin yayın politikasına da uygun olan bu çalışmalarımız TRT tarafından değerlendirilerek Tödürge Gölü kıyısında buluştuk ve ilçemizin gelenek göreneklerini, bir defa daha, TRT’de canlı yayınla bütün dünyaya tanıttık. Bütün dünyanın seyrettiği ve hayran kaldığı yöremiz kültürünü bizim yetkililer yine görmediler. Şayet görmüş olsalardı, festivallerde sudan bahanelerle birbirlerine plaketler sunarken, bizlere de bir teşekkür ederlerdi herhalde…


Zara’yı program konusu yaptıkları için TRT yetkililerine, Zara Kültür Araştırma Gurubuna, Gazetezara’ya ve başta Tödürge köyümüzün muhtarı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi arz ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla…

 

Yazar Adı : İsmail Hakkı Acar
Eklenme Tarihi : 1319550839
Bu makale 5167 kişi tarafından okundu.
Bu Makaleye Yapılan Yorumlar
Bu Makaleye Ait Kayıtlı Yorum Bulunamadı.
Bu Makaleye Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ
Güncel Ekonomi Haberleri